BU YAZIM S İ Z E

Sizleri geçmişe götürüp, günümüze kadar beyin fırtınası yaparak gelelim istiyorum. Hatırlıyorsunuz değil mi, 1999 Gölcük Depremi olduğu zaman Ülkemiz'de şunlar konuşuldu. Burada yaşayanlar zaten inancı olmayanlardı. Bu yüzden bu akıbeti yaşadılar. Daha sonra İzmir Depremi oldu, yine aynı konuşmalar. Oysa Allah'a şirk koşan nice ülkeler var, hiç deprem bile olmuyor, olsa da Bizdeki gibi acılar yaşamıyorlar. Gelelim Güneydoğu'da meydana gelen depreme. Burada yaşayan Kardeşlerimiz imanlı, itikat sahibi kişiler. Üstelik bu bölgede mübarek kabul edilen kişiler ve onların müritleri var. Şunu bir kere çok iyi anlamamız lâzım, depremler herkesin başına gelebilir. Bu durumu, insanların inanıp inanmadıkları ile ilişkilendirmemek lâzım. Bu deprem Japonya'da olsaydı, bir deprem olduğunu duyacaktık ama, Bizdeki gibi yaşanan acılar ile ilgili haberler olmayacaktı.

Şimdi gelelim asıl meseleye. Bütün bu yaşananların sebeplerine. Kapitalizmin Ülkemiz'i ve Milletimiz'i getirdiği duruma. Birçoğumuzun ahlâki değerleri çöktü. Ahlâki değerler derken cinselliği kastetmiyorum, her alandaki davranışları kastediyorum. Başımı sokacak bir evim olsun, "Dünya'da mekân, Ahiret'te iman." düşüncesiyle   ev alan yada yaptıranlar. Kişisel menfaatlerini ön plânda tutan denetçiler. Daha çok para kazanayım diyen inşaatçılar.

Ne acıdır ki,  1999 depreminde yaşanan acıları ne çabuk unutup, yeni acılara sebep olacak binaları inşa etmişiz. Güneydoğu Depremi'nin kısaca özeti bu. Kapitalizm ve acı sonuçları.

Pekala bu kapitalist ekonomi ile yaralarımızı bundan sonra nasıl sarar, acılarımızı nasıl dindirebiliriz! Birkaç yıl sonra bunları unutur, yine ileride yaşanacak yeni acılara sebep olacak yapılaşmaya devam ederiz. Bu düşünce ve tespitlerime itiraz edebilir misiniz!

Bir daha böyle acılar yaşamak istemiyorsak, önce Ülkemiz'i bu kapitalist düzenden kurtarmanız gerek. Yoksa gerisi hikâye. Rahmetli Prof. Dr. Haydar BAŞ'ın yazdığı, başta Rusya ve Çin olmak üzere BRICS Ülkeleri'nin uyguladığı MİLLİ EKONOMİ MODELİ'nin uygulanmasını sağlamak zorundayız. Bu Model uygulandığı ülkeleri ekonomik bağımsızlığına kavuşturup vahşi kapitalizmden kurtarmaktadır. Bu Model'in özünde insan vardır, insanı insanca yaşatmak vardır. Depremin yaraları ancak bu Model uygulandığı zaman sarılabilir, acılar ancak bu Model ile son bulur. Şuna da dikkatinizi çekeyim, Rusya Avrupalılara milli paralarla ticaret yapalım derken, aslında MİLLİ EKONOMİ MODELİ'ni haykırmaktadır.

Son olarak şu gerçekleri de Sizlere hatırlatmak isterim. Yirmi yılda sekiz defa çıkardıkları imar barışı (imar affı) ile onbinlerce kardeşimizin ölümüne ve yaralanmalarına, bazı organlarını kaybedip sakat kalmalarına sebep olan AKP, MHP ve BBP ile dokuzuncu imar barışı (imar affı) teklifini TBMM'ne sunan Mustafa Destici'yi de Sizlerin vicdanına havale ediyorum.

Memleketimin Güzel İnsanları, önümüzde seçim var, dizginler Bizlerin elinde. MİLLİ EKONOMİ MODELİ'nin uygulanması için bastırın oy verdiğiniz yada vereceğiniz parti liderlerine. Sizlerin bu haykırışlarınıza cevap vermezlerse, o zaman Sizler de gidin bu Modeli uygulayacak BAĞIMSIZ TŰRKÍYE PARTÍSÍ'ne. Duygusallığı bir kenara bırakıp gerçekçi olun, artık Bizleri oyuna getirip aldatmalarına müsaade etmeyin.

Hayırlı günler; selâm, sevgi ve saygılar.

Öğrt. Ahmet Şeniz

 

internet sitemiz


nasıl olmalı
iyi
güzel
güncellenmesi gerek
onur bozkurter